İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя..

KaRdEsLiGiN DaIm oLdUgU, sEvGiLeRiN BiRlEsTiĞi, DoStLuKlArIn bItMeDiGi AiLe fOrUmUmUzDa iYi vAkIt gEçIrMeNiZ UmUdUyLa eFeNdIm eDePlE GeLeN HüRmEtLe gIdEr.
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 PINARDAN DAMLAYANLAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
beyaz nur
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 02/05/09

MesajKonu: PINARDAN DAMLAYANLAR   C.tesi Mayıs 02, 2009 2:36 pm

Mahzar-ı Cân-ı Cânan hazretleri buyuruyorki;
“Bu büyüklerden tam istifade edebilmek için, kendilerini görmek şarttır.
Daha sonra kabirlerinede gidip feyz alabilirler, fakat hayattaki gibi feyz alınamaz”.

Şah-ı Nakşibend hazretleri buyuruyor ki;
“Bir din kardeşini ziyaret etmek büyüklerin kabirlerini ziyaret etmekten daha faydalıdır”.
Çünki, görerek istifade daha fazladır. Allah adamları ile beraber olanların ahlakı güzel olur.
Güzel ahlak sahibi olanlarla beraber olmak,
kabre gitmekten daha faziletli, daha efdaldir. Bu zamanda inanan bile pek kalmadı..
Bu zamanda inanmak büyük nimettir, görmek fazilettir.


....Az kalsın yirmi kuruşa dinimi satıyordum....

Londrada bir imam tramvaya binmiş. Orada şöförler bilet kesiyorlar. Şoföre para verip biletini alıyor.Şoför yirmi kuruş fazla veriyor. Bakıyor ki yirmi kuruş fazla. Kendi kendine düşünüyor; bunu versem mi, yoksa vermesem mi? zaten az para, gideyim cami gelirine ilave edeyim.

Tam durağa gelirken ineceği sırada olmaz böyle şey hak geçmeden vereyim diyor.
Şoföre gidiyor parayı veriyor.
Şöför elinden tutuyor: Bir dakika imam efendi. Sen şu camiinin imamısın. Ben kaç kere sizi orada gördüm, dinledim ve kalbim islamiyete meyli etti.

Ama acaba bunlar kalpten mi yapıyorlar, söyledikleri gibi yaşıyorlarmı diye merak ettim, 20 kuruş fazlayı, seni imtihan etmek için bilerek verdim. Sen yirmi kuruşu verdin, ben müslüman olmaya karar verdim. Eğer vermeseydin, olmazdım ve heryerde aleyhinize konuşurdum diyor.İmam efendi arabadan inince düşüp bayılıyor. Ayılttıktan sonra ne oldu diye soruyorlar.

Az kalsın yirmi kuruşa dinimi satıyordum. Bir kişinin müslüman olmasına engel oluyordum. Onun dinime sövmesine, dinime hakaret etmesine sebep oluyordum. Bunun vebalini nasıl kaldırabilirdim diyor.

NE KADAR GÜZEL BİR ÖRNEK.. BİZ NASIL BİR MÜSLÜMANIZ ACABA..ETRAFIMIZA NE KADAR ÖRNEK OLABİLİYORUZ..YOKSA..!? HEM KENDİMİZE HEM BAŞKALARINA ZARARMI VERİYORUZ...


Mektubatta İmam-ı Rabbani hazretleri seksenyedinci mektupta buyuruyor ki; Bir dank kul hakkı için, Peygamberlerin İbadetlerini yapsan ödeyemezsin.


Ömer bin Abdülaziz hazretleri, yatsı namazından çıkmış, evine giderken, bakmış bir adam sarhoş, şarkımı söylüyor belli değil...
Benim halife olduğum yerde, karşıma bir sarhoş çıkıyor diyor. Hemen zaptiyelere haber veriyor, yakalayın onu diye.
Hemen yakalıyorlar, kelepçeleyip götürürlerken; Allah-Muhammed aşkına beni halifenin huzuruna götürün, ona bir çift sözüm var diyor. Efendim sarhoş böyle böyle dedi, bir kelamı varmış, ne yapalım diyorlar.
Halife; Gelsin söylesin diyor. Sarhoş geliyor Halifenin huzuruna, tam karşısına, aniden yüzene tükürüyor. Herkes zannediyorki, bu artık kurtulamaz.. fakat halife buyuruyor ki; "affettim bırakın".

Efendim buna iki misli ceza gerekirken, niye affettiniz diyorlar. Ömer bin abdülaziz hazretleri buyuruyorki;
"Yarın ahirette ameller, Allahü tealaya iki şekilde arz edilecek, Allah için olanlar ve nefis için olanlar. Benim ona vereceğim ceza Allah içindi fakat tükürdüğü zaman nefsim karıştı. Nefsim içinde ceza verecektim, bunun hesabını ben veremem.
İnsanlar ne yaparsa hepsinin hesabını vereceklerdir, ancak Allah için yaptıklarından kurtulacaklardır. Niye onun yüzünden ben rabbimin huzurunda sıkıntıya düşeyim" diyor.



Bir mübarek zata birisi iftira atıp hakaretler ediyormuş.
O da hiç cevap vermeden dinliyormuş. Efendim niçin cevap vermediniz demişler.
Buyurmuşki;
Ben onu tanımıyorumki, hakkında hiçbirşey bilmiyorum, onun için bir şey söyleyemem, kul hakkı olur buyuruyor.
Onun söyledikleri ise; eğer doğru ise kendimi düzeltirim, tevbe ederim. Eğer yalan söylüyorsa ona dua ederim diyor.



Vücudlar yakın olursa, kalpler yakın olur.
Kalpler yakın olursa, herkes bir olur.
Cemaatte rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır.
Birlik ve beraber olmakta rahmet, ayrılıkta azab-ı ilahi vardır.

Cenab-ı Peygamber ‘aleyhisselatü vesselam’ buyuruyor ki;
İnsanın kurdu şeytandır. Nasıl bir koyun sürüsüne kurt dalar, parçalar; insanı da, ayrı düştüğü, ayrı konuştuğu zaman, şeytan parçalar.
Eğer iki mü’min Allah rızası için bir araya gelse, şeytan aralarına giremez.





Soran Allah rızası için sorarsa,
cevap veren de Allah rızası için cevap verirse sonuç mutlaka hayırlı olur.
Kötü de olsa iyidir,
iyi de olsa iyidir.
Bizim arzu ettiğimizin olması önemli değil.
Allahü tealanın, Rabbimizin rızası için olan önemlidir. Bir mübarek zat buyuruyor ki;
Dosttan gelen taş talebeye safa vermezse ondan memnun olmazsa o dost olamaz.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
PINARDAN DAMLAYANLAR
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя.. :: ♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥....::::EDEBİYAT::::..♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥. :: ∂iηi нiкαуєℓєя-
Buraya geçin: