İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя..

KaRdEsLiGiN DaIm oLdUgU, sEvGiLeRiN BiRlEsTiĞi, DoStLuKlArIn bItMeDiGi AiLe fOrUmUmUzDa iYi vAkIt gEçIrMeNiZ UmUdUyLa eFeNdIm eDePlE GeLeN HüRmEtLe gIdEr.
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 peygamberimizin bir günü 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
HaK_YoLcUsU
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 136
Kayıt tarihi : 02/05/09

MesajKonu: peygamberimizin bir günü 2   Ptsi Mayıs 25, 2009 11:19 am

Peygamber Efendimiz kendisine gelen bu heyetlerle bizzat ilgilenir onlara ikramda bulunur her kabilenin hâline ve âdetlerine gore onlarla konusurdu. Ayrilirken de uygun hediyeler verir Muslumanligi ogretmek uzere onlara ogretmenler mursitler gonderirdi. O mursitlere: “Kolaylastirin guclestirmeyin mujdeleyin korkutup nefret ettirmeyin”12 diye tenbihte bulunurdu. Necran Hiristiyanlari da gelen heyetlerden biriydi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara mescidinde ibadet etme imkâni vermis ve Islam’i kabul etmeyen bu heyetle bir antlasma yaparak geri gondermistir.

Ikindi

Ikindi vakti yil icinde guz mevsimine insan omrunde ihtiyarlik vaktine peygamberlik silsilesinde son Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in saadet asrina benzer. Gunluk islerin sona ermeye basladigi gun icinde mazhar oldugumuz saglik selâmet ve hayirli hizmet gibi Ilahî nimetlerin meyvesinin alindigi zamandir. Gunesin batmaya yuz tutmasi ile de insan dunyada bir misafir oldugunu her seyin gecici oldugunu anlar. Iste bu zaman diliminde ebediyet isteyen ebed icin yaratilan ve ayriliktan aci duyan insan ruhu ikindi namazini kilarak Allah’a munacât eder zevalsiz ve nihayetsiz rahmetine iltica eder hesapsiz nimetlerine karsi sukur ve hamd eder.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de bu namaza Kur’ân’in isareti (Bakara 2/238) ile adeta ayri bir deger verir ve Hz. Bilâl’in yanik sesiyle ashabini camiye davet ederdi. Ikindi vakti mu’mini koruma-kollama ile gorevli gece ve gunduz meleklerinin nobet devir anlarindan biri oldugu bilindigi icin de namaz sonrasi tesbihat daha uzun tutulurdu. Nitekim bir hadis-i serifte konu su sekilde anlatilmaktadir: “Gece bir grup gunduz de bir grup melek yaninizda olurlar. Bunlar sabah ve ikindi namazlari vaktinde bir araya gelir ve nobet degisimi yaparlar. Rableri namaz kilmis kullarinin hallerini en iyi bildigi halde yine o meleklere: “Kullarimi ne halde biraktiniz?” diye sorar. Onlar da: ‘Biz onlari namaz kilar halde biraktik ve yanlarina da namaz kilarken varmistik’ derler.”13

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) cok mutevazi bir hayat yasiyordu. Evde pek hizmetci bulundurulmadigindan ev halkindan biri olarak yapilacak islerin hemen tamamina istirak ediyor ve hanimlarina yardimci oluyordu. Mesela: Herkes bir is gorurken O da istirak ederek onlarla beraber olmaya calisir; ayakkabilarini tamir eder elbisesini yamar koyun sagar hayvanlara yem verir ortaligi supurur vs.14

Efendimiz’in pek terk etmedigi bir âdeti vardi: Her ikindi namazindan sonra hanimlarini dolasir onlarin hal ve hatirlarini sorar ihtiyaclarini tespit ederdi. Aksam da sira hangi haniminda ise o haniminin odasinda diger butun hanimlari da toplanir sohbet ederlerdi. Sonra da herkes kendi hucresine cekilirdi. Bu mutad ziyaretlerinde Evzâc-i Tâhiratin her biri yanlarinda bulunanlardan Efendimiz’e ikram ederlerdi.15

Aksam

Aksam vakti guz mevsiminin sonunda pek cok canlinin olmesine benzer sekilde hem insanin bir gun vefat edecegini hem de kiyametin baslangicinda dunyanin harap olacagini ihtar eder. Boyle bir anda insan ruhu su onemli isleri yapan Zat’in dergâhina durmayi "Allahu Ekber" diyerek fani olan her seyden el cekip O’na hamd etmeyi O’nu tesbih etmeyi buyuklugunu bir daha haykirmayi siddetle arzu eder. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de bu arzu ile cogu zaman gunesin batmasindan once aksam namazini beklemeye baslar ezan okunur okunmaz hemen Yuce Divan’a dururdu. Farz namazdan sonra “Evvâbin” adiyla bilinen 2–6 rekât namaz kilar ve bunu tavsiye ederdi.16

Yukarida isaret ettigimiz gibi Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) aksam namazindan sonra o gun hangi haniminin yaninda kalacaksa diger ev halki oraya toplanir ve aile sohbeti baslardi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in aile yuvasi hem sagliginda hem de ahirete intikal ettikten sonra ilmî faaliyetlerin hic duraksamadan devam ettigi bir ortam olmustur. Zira Efendimiz’in vefatindan sonra hanimlari bu ilim faaliyetini daha genis bir halkaya acarak devam ettirmisledir. Islam dininin genel olarak pek cok hukmunun yaninda ozellikle kadinlarla ilgili bazi ozel hukumlerin ogrenilip aktarilmasinda ve ogretilmesinde Efendimiz’in aile hayatinin buyuk fonksiyonu olmustur. Ozellikle bu ‘aksam sohbetleri’nin rolu kucumsenemez. Adeta bir mektep gibi isleyen aksam sohbetleri Hz. Aise validemiz basta olmak uzere bircok essiz âlimin yetismesine besiklik etmistir. Tabii sadece ilmî bahisler konusulmuyordu; farkli cevre kultur ve karaktere sahip ev halki arasinda ciddi bir muhabbet olusuyor birbirlerini daha iyi taniyor risâlet gorevinin tatli agirligini Efendimiz’le beraber azaltmaya gayret ediyor zaman zaman sakalasiyor.. kisacasi mutlu bir ailede olmasi gereken ortami sagliyorlardi.

Yatsi

Yatsi vaktinde karanlik her tarafi kaplar gunduz gorunen seyler adeta yokluga gomulur sanki vefat etmis insanin geriye kalan esyasi da arkasindan vefat edip unutulur. Imtihan icin verilen dunya hayatinin butunuyle sona erdiginin bir gostergesi gibidir. Adeta mutlak tasarruf sahibi olan Allah’in yuceligi ulfet perdesine sik sik gomulen insanogluna bir daha gosterilmektedir. Cunku Allah (c.c.) gece ile gunduzu kis ve yazi dunya ve âhireti bir kitabin sayfalari gibi kolaylikla cevirir yazar bozar degistirir. Iste aciz zaif muhtac ve gelecegi karanlik goren insan bu vakitte yatsi namazini kilarak her seye gucu yeten ve gercek bir dost olan Allah’a yonelir dayanir ve siginir. Onu unutan ve karanliga gomulen dunyayi o da unutup dertlerini dergâh-i rahmete doker. Ayrica ne olur ne olmaz olume benzeyen uykuya dalmadan once son ibadetini yapip gunluk hesap defterini guzelliklerle kapatmak ister.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de ashabina yatsi namazini kildirir ve onemli bir durum olmazsa17 kimseyle konusmadan dinlenmeye cekilirdi. Uyumaya gecmeden once dua ederdi. Bilindigi gibi O’nun hayatinda dua pek buyuk bir yere sahipti. Gunun her saatine dagilan dualari hakkinda ozel kitaplar yazilmistir. Zira dua Kur’ân’in ifadesiyle insanligin deger olcusudur. Hz. Aise validemiz O’nun yatmadan once yaptigi dua ve uygulamayi su sekilde anlatmaktadir: “Allah Resulu her gece yatagina girdiginde iki elini birlestirir onlara ufler Ihlâs Felak ve Nas sûrelerini okur sonra da basindan baslayarak vucudunda ulasabildigi he yere elini surer ve bunu uc defa tekrar ederdi.”18 Elbette bu konuda baska tavsiye ve uygulamalari da bulunmaktadir. Mesela Hz. Ali (ra) sunu rivayet etmektedir: “Allah Resulu bana ve Fatima’ya su tavsiyede bulundu: Yataginiza girdiginizde 33 defa ‘Allahu Ekber’ 33 defa ‘subhanellah’ 33 defa (bir rivayette 34) ‘elhamdulillah’ deyin.” Hz. Ali o gunden sonra bunu hic terk etmedigini soyleyince bir zat “Siffin gunu de mi?“ dedi o “evet o gun bile…” cevabini verdi.”19

Yine onemli bir is olmazsa gece pek disari cikmazdi. Ancak bazi gecelerde disari ciktigina dair rivayetler de bulunmaktadir. Bir misal vermekle yetiniyoruz:

Bir gece Hz. Ebû Bekir ve Hz. Omer'e ugrayan Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz. Ebû Bekir'in cok sessiz Hz. Omer'in ise sesli Kur'an okuduklarini gormustu. Sabah onlarla karsilastiginda durumu aktararak Hz. Ebû Bekir’e sesini biraz yukseltmesini Hz. Omer’e de biraz alcaltmasini soylemisti.

Ebû Davud'un meshur serhlerinden olan Bezlu'l-Mechud'da konu tasavvufî bir edayla soyle izah edilmektedir: Hz. Ebû Bekir'e suhûd ve cemal hali galip oldugundan "duyurmak istedigim (Allah) duyuyor"; Hz. Omer'e celâl ve heybet hali galip oldugundan "uykusu derinlesmemis olanlari uyandiriyor ve gaflet getiren vesvesesiyle birlikte Seytani kovuyorum" cevabini verdiler.

Hz. Ebû Bekir'in hali cem' Hz. Omer'in hali ise fark idi. Ama en mukemmel hal Hz. Peygamber'in hali olan cem'u'l-cem'dir. Hazik bir ruh ve kalp doktoru yuce mertebelere ulastirici sefkat ve merhamet timsali olan Efendimiz Hz. Ebû Bekir'e biraz sesini yukseltmesini emretti. Boylece hem etrafta duyanlar yararlanmis olur hem de ona galip olan ve masivayi yakip yok eden tevhid halinden cem' ve suhûd haline gecmis olur boylece vahdet esyanin kesretini ortmemis yaratiklar da yaratana perde olmamis olur. Bu Efendimiz’in ulastirmakla gorevli oldugu evliya-yi izamin mertebesidir. Hz. Omer'e de biraz sesini azaltmasini emretti. Boylece namaz kilip Kur'an okuyan diger kimselerin dikkati dagilmamis olacagi gibi ozurlerinden oturu uyuyanlar da rahatsiz edilmemis olur. Ayrica Hz. Peygamber bu ifadesiyle Hz. Omer'e biraz sessiz okuyarak erbabi nazarinda ibadetin tadi itaatin ozu olan munacattan mahrum kalmamasini da emretmis ve mizacini ta'dil etmis oluyordu.20

Gece

Gece vakti ise hem kisi hem kabri hem âlem-i berzahi hatirlatarak insan ruhunun Allah’in rahmetine ne kadar muhtac oldugunu hatirlatir. Dolayisiyla gece kilinacak teheccud namazi kabir gecesinde ve berzah karanliginda onumuzu ve evimizi aydinlatacak vazgecilmez isik kaynagimiz olacaktir.

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gunun son dilimi olan gecelerini de engin bir ibadetle gecirmekteydi. Tafsilatini ilgili eserlere havale ederek Hz. Aise validemizin bir birini tamamlayan su musahedelerini nakletmek istiyoruz: "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) gece ayaklari sisene kadar namaz kilardi. Kendisine "Ey Allah’in Resulu! Allah senin gecmis ve gelecek gunahlarini bagislamistir (Fetih 48/2). Buna ragmen ibadet konusunda niye kendini bu kadar zorluyorsun?" denilince "Ben Allah'in bu magfiretine karsi sukreden bir kul olmayayim mi?" cevabini verirdi."21

Tabiinin buyuklerinden Atâ b. Rebah bir gun Hz. Aise'ye "Allah Resulu’nun sizi hayrette birakan bir halini bize anlatir misiniz?" diye istekte bulununca Hz. Aise “O'nun hangi hali hayrette birakmiyordu ki?” dedi ve ekledi: "Bir gece odama geldi. Benimle yatagima girdi. Sonra "Musade edersen Rabb’ime kulluk edeyim..." dedi. Kalkti abdestini yeniledi ve namaza durdu. Kiyamda oyle agladi ki gozyaslari gogsune damliyordu. Rukû’a varinca orada da uzun uzun agladi. Secdede bu hal devam etti. Aglamasi sabah namazi icin haber vermeye gelen Hz. Bilal’in seslenmesine kadar surdu.

"Ya Resûlallah!" dedim "Allah senin gecmis ve gelecek butun gunahlarini affettigi halde nicin bu kadar agliyorsun?" Soyle dedi: "Sukr eden bir kul olmayayim mi? Hem nasil aglamayayim ki bu gece Allah bana su ayetleri inzal buyurdu: ‘Goklerin ve yerin yaratilisinda gecenin ve gunduzun gidip gelisinde elbette akl-i selim sahipleri icin ibret verici deliller vardir. Onlar ayakta oturarak ve yanlari uzerine yatarken Allah'i anarlar goklerin ve yerin yaratilisi uzerinde dusunurler: "Rabbimiz (derler) bunu bos yere yaratmadin Sen yucesin bizi ates azabindan koru! Rabbimiz Sen birini atese attin mi onu perisan etmissindir. Zalimlerin yardimcisi yoktur. Rabbimiz biz "Rabbinize iman edin!" diye imana cagiran bir davetci isittik hemen inandik. Rabbimiz bizim gunahlarimizi bagisla kotuluklerimizi ort iyilerle beraber canimizi al! Rabbimiz bize elcilerine vaat ettigini ver kiyamet gunu bizi yuzustu birakip rezil etme. Zira Sen verdigin sozden caymazsin.’ (Al-i Imran 3/190–194) Sonra ‘Bu ayetleri okuyup da uzun uzun tefekkur etmeyenin vay haline’ dedi.”22

Allah Resulu Teheccud namazindan sonra bir sure dinlenir ve muezzinin nidasiyla sabah namazina kalkardi. Hz. Bilal imsakten once ezan okur ve halki hem sahur hem de teheccude kaldirirdi. Hz. Abdullah b. Ummi Mektum ise imsak vaktinin baslamasiyla ezan okur ve sabah namazinin girdigini bildirirdi.

Netice

Kâinatin Efendisinin gunluk hayati cok degisik yonleriyle ele alinabilir. Ancak ne sekilde ele alinirsa alinsin her yonuyle butun insanliga isik olacak uygulama tanzim ve sozlerle karsilasilacaktir. Gunluk hayatin adeta kâbusa donustugu bir donemde Efendimiz’in gunluk hayatini tetkik eden ve kendisine dersler cikaranlara ne mutlu.

DIPNOTLAR

1. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kerpicten yapilmis uzeri hurma dallariyla ortulmus basit sade bir evde oturuyordu. Tabiînin buyuklerinden Hasan Basrî (110/728) demistir ki; “Resûlullah’in evi Emevî hukumdarlarindan Abdulmelik’in oglu Velid zamaninda onun emriyle yikilarak mescide ilhak edildi. Bu durumu goren insanlar aglamaya basladilar.” O gun yine tabiînin buyuk âlimlerinden Saîd b. Museyyeb (94/713) soyle dedi: “Vallahi arzu ederdim ki Resûlullah’in evini oldugu hal uzere biraksalar da Medine ahalisi nesveyâb olsalar ve Medine disinda olanlar da gelip Resûlullah’in hayatinda ne ile iktifa buyurdugunu gorseler de zuhd dersi alsalardi.” Bak. Elmalili VI 4453.
2. Buhârî Ezân 11 13 Sehâdât 11 Savm 17; Muslim Siyâm 36–39; Nesâî Ezan 9 10.
3. Muslim Mesacid 286; Ebu Davud Salât 301.
4. Tirmizi Vitr 15.
5. Buharî Teheccud 2 Fedailu's- Sahabe 19; Ibn Mace Ru'ya 10.
6. Muslim Siyam 169.
7. Konuyla ilgili soyle bir olay anlatilir: “Medine'de agzi bozuk suna buna catarak agir ve kaba lâflar soyleyen bir kadin vardi. Bu kadin bir gun Peygamber Efendimiz’in yanindan gecerken Allah Resulu (s.a.s.) bir seki uzerinde oturmus haslanmis et yiyordu. Kadin: "Su adama bakin. Bir kole gibi yere oturmus ve kolelerin yemek yiyisi gibi yemek yiyor" dedi. Peygamber Efendimiz: "Benden daha iyi bir kole var mi?" dedi. Kadin: "Kendisi yiyor da bana vermiyor" dedi. Peygamber Efendimiz: "Gel sen de ye" buyurdu. Kadin: "Kendi elinle bana vermezsen yemem" dedi. Bunun uzerine Peygamber Efendimiz kendi eliyle kadina verdiyse de kadin bu sefer: "Agzindaki lokmayi cikarip bana vermezsen yemem" diyerek diretti. Peygamber Efendimiz de agzindaki lokmayi cikarip kadina uzatti. Kadin da hemen alip agzina atti. Kadin o gunden sonra cok hayâli oldu hic kimseye kotu soz soylemedi Medine'nin en iffetli ve hayâli kadinlarindan birisi oldu.” Taberani Mu’cemu’l-Kebir 8 / 200 231.
8. Ibn Mace Siyam 22.
9. Buharî Isti'zan 41.
10. Buharî Isti'zan 16; Muslim Cuma 30.
11. Maverdî Edebu'd- Dunya Ve'd- Din 343.
12. Buharî Ilim 12.
13. Buhari Mevakitu’s-Salât 555.
14. Buharî Isitzan 15; Muslim Selam 15; Musned VI 256; Kadi Iyaz Sifa I 131.
15. Muslim Rada 46; Aynî Umdetu'l-Kâri 20/244. Bu ikramlardan birinin meshur ila hadisesine sebep oldugu da bilinmektedir.
16. Ibn Kesîr Tefsîr; V 64 65; es-Surunbulâlî Merâkil-Felâh s. 74.
17. O onemli olaylardan biri su sekilde aktarilmaktadir: Evs b. Huzeyfe'nin bildirdigine gore Hz. Peygamber Medine'ye gelen bir heyete her gece yatsidan sonra sohbet ederdi. Fakat bir gece gecikti. Nedeni sorulunca "Bugun Kur'ân'dan okuma itiyadinda oldugum hizbimi okumamistim. Onu bitirmeden gelmek istemedim" buyurmustu. Ebû Davut Ramazan 9; Ibn Mace Ikame 178; Ibn Kesir el-Bidaye V 32.
18. Buharî Fedailu’l-Kur’ân 14 Tirmizî Dua 21.
19. Muslim Zikir 80.
20. Seharenfurî Bezlu'l-Mechûd VII 89.
21. Buharî Teheccud 6; Muslim Munafikîn 78–79; Tirmizî Salât 187.
22. Ibn Hibban'in Sahih'inden naklen Leknevî Ikametu'l- Hucce 112.

Bu yazi Yeni Umit Dergisinin ;
http://www.yeniumit.com.tr/konu.php?konu_id=445&yumit=bolum2
adresli internet sayfasindan alinmistir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
peygamberimizin bir günü 2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя.. :: ♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥...::::iSLAM::::....♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥. :: iรlค๓i ђคyคt tคгzı-
Buraya geçin: