İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя..

KaRdEsLiGiN DaIm oLdUgU, sEvGiLeRiN BiRlEsTiĞi, DoStLuKlArIn bItMeDiGi AiLe fOrUmUmUzDa iYi vAkIt gEçIrMeNiZ UmUdUyLa eFeNdIm eDePlE GeLeN HüRmEtLe gIdEr.
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 tövbenizi tehir etmeyin!!!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
dreamliner47
Süper Mod
Süper Mod
avatar

Mesaj Sayısı : 101
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 28
Nerden : İSATANBUL

MesajKonu: tövbenizi tehir etmeyin!!!   Paz Haz. 21, 2009 4:22 pm

[
center]
Tövbenizi tehir etmeyin!..


Soru: Can boğazdan geçmedikçe tövbe kabul olur, diyorlar. Böylece bize ümit veriyorlar. Siz nasıl bakıyorsunuz, bu can boğazdan çıkmadıkça tövbenin kabul olma olayına. Gerçekten de son nefesimizi vermek üzere iken dahi tövbemiz kabul olur mu? Geç kalmış sayılmaz mıyız? Tövbenin böyle son ana kadar tehir edilmesinde tehlike söz konusu olmaz mı?

Cevap: Bu soru, hayata sondan bakışı ifade ediyor. Halbuki biz tövbe gibi ciddi bir konuyu hayatın sonunda değil de başında düşünmeli, tüm fırsatları kaçırdıktan sonrakilerin çaresizliklerine göre değil de henüz fırsatları kaçırmayanların görevlerine göre davranışlarımızı düzenlemeliyiz.

Bu sebeple insan, hayatının başında hata ve kusurlarını mutlaka düşünmeli, her an farkında olduğu yanlışlarından dolayı da yine her an tövbe istiğfara yönelmeli, hatta hadisin ifadesiyle günde yüz defa da olsa tövbe istiğfar duygusu içinde yaşamalıdır. Çünkü tövbe istiğfar halinde olup Yaratan'dan af dilemek, yazdığı yanlışları silip yeni yanlışlar yazmamaya gayret etmek demektir.

İşte siz böyle baştan sağlam bir niyet ve azim içine girmişken şeytan yaklaşır, can boğazdan çıkmadıkça tövbe kapısı da kapanmaz, aceleye gerek yoktur.. diye vesvese verip tövbenizi tehir ettirmeye çalışabilir. Sakın şeytanın bu vesvesesine uyup da (Allah korusun) tövbenizi tehir etme gibi telafisi mümkün olmayan bir yanılgıya düşmeyesiniz...

Zira canın boğaza kadar çıktığı son anda, heyecan da son hadde çıkar, böylesine telaşlı ve korkulu demlerde rahatça tövbe etmek ne kadar mümkün olabilir? Ya da ne kadar makbul sayılır bu son an tövbesi?.. Buna 'yeis-çaresizlik' tövbesi de denir. Çünkü tünelin ucu görünmüş, sanki istekle değil de mecburiyetten dolayı tövbe etme durumu meydana gelmiştir o anda. İrşat kitaplarında verilen şu misalle de bu tehlike nazara verilir:

Bir maneviyat büyüğü, tövbesini daha çok vakit var, diyerek hep tehir eden terziye, "Neden tövbeni tehir ediyorsun?" diye sormuş. Terzi de aynı şeyi söylemiş:

- Daha erken, nasıl olsa can boğazdan çıkıncaya kadar tövbe yapılabilir! Maneviyat büyüğü sormuş:

- Bu yaşa gelinceye kadar elin en çok neye alıştı? Neyi daha kolay yapıyorsun?

- Kumaş kesmeyi, demiş terzi.

- Öyle ise demiş, canın boğazına geldiği telaşlı ve korkulu son anında eline bir makas verseler de en çok yaptığın işi yap, şu kumaştan bir kat elbiselik kes, deseler yanlışsız kesebilir misin?.. Terzi, ümitsiz cevap vermiş:

- Öyle telaşlı ve güçsüz halimde kumaşı nasıl keseceğimi pek bilemem. Dikkatim dağılır, ellerim titrer, kendimden emin olamam. Kafam karmakarışık olur! Maneviyat büyüğü taşı gediğine koymuş:

- Ömür boyu hep yaptığın bir işi o anda rahatça yapacağından emin olamıyorsun da, ömründe hiç yapmadığın tövbeyi o anda doğru dürüst yapabileceğinden nasıl emin olabiliyorsun?

Bu düşündüren soru üzerine terzi itiraf etmiş:

- Sen doğruyu söylüyorsun ey Allah'ın muhterem kulu, demiş. Ben daha fazla tehir etmemeli, tövbemi hemen yaparak hayatıma temiz bir sayfa açmalıyım...

Ne var ki, hemen tövbe etme duygusuna giren insana şeytan bu defa da hatalarının çokluğunu hatırlatarak ümitsizlik telkin eden vesveseler verir, tövbe niyetini yine tehire sebep olabilir. Buna da yine irşat kitaplarında ümit veren şu sorular sorulur. Denir ki:

- Sizin hatanız mı daha çok, yoksa Rabbimiz'in rahmeti mi? Elbette Rabbimiz'in rahmeti daha çok değil mi? Öyle ise rahmeti daha çok olan Rabbimiz'den ümit kesmek yok, tövbeyi hemen yapıp hayatımıza tertemiz bir sayfa açmak var...

Ayrıca tövbesini tehir etmeyip de hayatına tertemiz bir sayfa açanlara şöyle bir müjde de veriliyor irşat kitaplarında. Rabbimiz Musa Aleyhisselam'a emir vermiş:

- Mahallede sevgili bir kulumun cenazesine halk sahip çıkmadı, ortada kaldı. Git ona sen sahip çık, cenazesini sen defnet! Musa Aleyhisselam:

- Ya Rabbi demiş, insanların sahip çıkmadığı bir cenazeye neden benim sahip çıkmamı emrediyorsun, özelliği nedir ki öyle bir kulun? Şöyle buyurmuş Rabbimiz:

- İnsanlar o kulumun günahlarını biliyorlar, ben ise daha fazla geç kalmayayım diyerek yaptığı gizli tövbesini biliyorum. Onun için ona sahip çıkmanı istiyorum.

Evet, Rabbimiz, geç kalmayayım diyerek tövbe eden kuluna işte böyle sahip çıkıyor, peygamberinin de sahip çıkmasını istiyor. Rabbimiz'in bize sahip çıkmasını sağlayacak acil tövbelerimiz olmalı, can boğazdan çıkma zamanına kadar tövbeyi tehir etme gibi telafisi mümkün olmayan bir hata yapmamalı, gaflete düşmemeliyiz...
AHMED ŞAHİN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
tövbenizi tehir etmeyin!!!
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя.. :: ♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥...::::iSLAM::::....♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥. :: tє๓єl кคשгค๓lคг iรlค๓ שє ร๏ร๏yคl ๓єรєlєlєг-
Buraya geçin: