İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя..

KaRdEsLiGiN DaIm oLdUgU, sEvGiLeRiN BiRlEsTiĞi, DoStLuKlArIn bItMeDiGi AiLe fOrUmUmUzDa iYi vAkIt gEçIrMeNiZ UmUdUyLa eFeNdIm eDePlE GeLeN HüRmEtLe gIdEr.
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gençliğin Sırrı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
vuslatım özlemimdir
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 916
Kayıt tarihi : 02/04/09
Yaş : 41
Nerden : SİVAS

MesajKonu: Gençliğin Sırrı   Salı Mayıs 11, 2010 8:29 pm

Gençliğin Sırrı
Günümüzde insanoğlu yaşı ilerledikçe bir endişe sahibi olur. Yüzünde çizgiler artmış, hareketlerinde ağırlık başlamıştır. Bu nedenle her geçen gün etrafındakilere mutluluk veren birisi olmak yerine, hırçın ve huysuz bir ihtiyar profili sergiler. Bu halinden dolayı kimse onunla olmak istemez ve adeta kaçar.

Ama öyle yaşlılar da vardır ki bir çınar misali ayakta durur ve elinden geldiğince etrafındakileri mutlu etmeye çalışır.Onlarla birlikte olduğumuzda huzur ve mutluluğu adeta yanıbaşımızda hissederiz.

Sizlerle paylaşacağımız bu hikâyede böyle bir mutluluğu anlatıyor.

Evvel Zaman içinde Memleketin Birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?

Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış 'bu gençliğin sırrı nedir' diye.

İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.. Ama Sorular sık , soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.

Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine. "Bu davette size sırrımı açıklayacağım" demiş.

Herkes merakla davete gelmiş. Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelâm edilmemiş.

Herkes konu ne zaman açılacak diye merek ederken Adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş:

-"Hatun, şu kilerde bir karpuz getirir misin bize sana zahmet!.."

Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş.

Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da:

- " Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet" demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş.

Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.

- " Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin " demiş, Başka istemiş?. Bu böylece üç dört beş sefer daha tekrarlamış.Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?.

Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş:

- "Eeee ?. Arkadaşlar iste benim gençliğin sırrı burada anladınız mı??

Herkes birbirinin yüzüne bakmış. Kimse bir şey anlamamış..

-"Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!"

Dedecik gülmüş."Efendiler" demiş "O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu.

Bir kere bile "aman be adam , deli misin nesin şu tek karpuzu ne taşıttırıyorsun bana defalarca.." demedi.

Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte ben bütün gençliğimi bu hanımıma borçluyum.

Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız.' Demiş.

Bu hikâyeden çıkardığımız hisse ne olabilir sizce ?

Dedenin eşi nasıl böyle sabrın sahibi olabilmiş ?

İyi günde ve kötü günde birbirine destek olan bu çift nasıl bir hayat yaşamışlar da bu sabra ulaşmışlar ?

Onların bu denli mutlu olmasının arkasında mutlak tatbik ettikleri bir reçete var.

Reçeteye gelince ! Allah’a yaşarken ulaşmayı dilemeleri ve Kur’ân-ı Kerim’in muhtevasını yaşamaları.

Sizlerde gelecekte bu küçük hikâyecikteki dede ve nine gibi olup sevilen bir ihtiyar olmak istemezmisiniz ?

Öyleyse ne duruyorsunuz? Bugüne kadar gelmiş geçmiş evliyaların talebi gibi sizde Allah’ın evliyası olmayı talep edin.

Bu dileğin kalbinizde en kısa zamanda oluşması dileklerimizle..
Gönül Maraşlıoğlu

_________________

Bir hayatki Sonu cennettir.Sıkıntıdan ne çıkar?
Bir Hayat ki Sonu Cehennemdir.Rahatından ne çıkar?

Yaşamanın sırlarını bileydin ölümün sırlarını da çözerdin. Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok.

Yarın akılsız
neyi bileceksin?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Gençliğin Sırrı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
İlim Dünyamıza Hoşgeldiniz.. ßiร๓illคђiггคђ๓คภiггคђi๓ ..νυѕℓαтıм özℓємiм∂iя.. :: ♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥...::::iSLAM::::....♥✿•*¨`*•✿♥ ♥✿•*¨`*•✿♥. :: รєг๒єรt кüгรü รöz รเz๔є-
Buraya geçin: